Bir ıslık çaldı, bir ıslık daha ardından, dağların sarsılmadığına emin olmak için, sonra bir ıslık daha, mezarlıktan geçerken yalnız değildik diyen çocuktuk, aklımız kısaydı, pantolonlarımız ve eteklerimiz gibi, büyüdükçe daha da kısaldı boyumuz, aklımız neden karıştı yetiştik derken zamana, karşı çıktık her şeye ve her yere, gidemez olduk şehirlerin dışına, korkardık eskiden beri mezarlıktan, bir ıslık daha çaldık ve gereksiz insanlardan cevaplamadığımız mesajlar geldi telefon kutularına, okuduk, sadece okudukça kurtulduk sanki kendimizden ve kendiliğinden geçti korkularımız ve bir daha hiç ıslık çalmadık, hiç paylaşmadık gözlerimizde taşıdığımız yalnızlığımızı ve acılarımızı. “Yaşamımızı güzel şekilde tüketebilmemiz için hepimize bir melek yaratıyor Tanrı, korusun ve yüceltsin diye bizi, umalım ki hepimiz kendi meleğimizin izini bulup peşinden gidebilelim.”
-
25 Eyl 2008 / Günce

