28 Haz 2007 /
Köşe Yazıları
Eğitimde Yeni Değerler-2
Bir önceki yazımda eğitimde yeni değerlere değinmiş, bilgi kavramı üzerinde durmuştum. Bugün öğrenme kavramı üzerinde sesli düşünmek istiyorum.
Artık eğitimde ilgi odağı öğrenme olmuştur. Öğrenme’nin parmak izi kadar kişisel olduğu anlaşılmıştır. Her insanın öğrenme türü, hızı ve kapasitesinin farklı olduğu, uygun öğrenme olanağı sağlandığında herkesin bildiğinden daha fazlasını öğrenebileceği söylenmektedir. Bu değişim, doğal olarak derslerin içerik ve sunum yöntemlerini de değiştirmiştir. Günümüzde bireysel yetenekler, iletişim becerileri, ekip çalışma yeterliği, sezgi, muhakeme, yaratıcılık ve hayal gücü kavramları önem kazanmıştır. Çoklu zeka anlayışı doğru bir biçimde uygulandığında öğrencilerin çok yönlü zihinsel gelişimlerine önemli etkisi olacaktır. Ders konuları öğrencilerin entelektüel gelişimlerine katkı sağlayacak biçimde düzenlenmelidir. Öğretim, eleştirel, yaratıcı, bilimsel ve ilişkisel düşünme, ayrıca akıl yürütme gibi becerilerin kazandırılmasına olanak sağlamalıdır. Devamını oku »
27 Haz 2007 /
Köşe Yazıları
Eğitimde Yeni Değerler
Tekrar merhaba. Haftalık olarak yayın hayatına başlayan gazetemiz artık günlük olarak yayına devam etme kararı aldı. Öncelikle bu cesur girişimlerinden ötürü gazetenin sahiplerini ve ilgili arkadaşları tebrik etmemiz lazım. Günlük gazete çıkarmak sanıldığı gibi kolay değil, Allah arkadaşlarımıza kolaylıklar versin. Zor bir göreve soyundular. Umarım başarılı olurlar. Gebze basını gerçekten etkilidir bölgemizde. İnanıyorum ki, Azim gazetesi de güçlü olarak yerini alacaktır bu kulvarda. Arkadaşlarımızın özverili çalışmalarını gördükçe (özellikle benim yakından tanıdığım koordinatörümüz Zeki Şahin ve Yayın yönetmenimiz Selçuk Erat) bu gazetenin çok kısa zamanda hak ettiği yere geleceğini söylemek kehanet sayılmamalı.
Devamını oku »
18 Haz 2007 /
Köşe Yazıları
Düşüş! Aşağı mı Yukarı mı?
Bir şeyi çok mu istiyoruz, en çok da ondan korkarız. Hem peşinden koşarız, hem de yakalayacak gibi olsak hemen gerisin geri döner kaçmaya başlarız. Bunun adı “KORKU” mudur acaba? Yoksa yukarı düşüşe başlamaktan mı korkarız?
Devamını oku »
11 Haz 2007 /
Köşe Yazıları
Şehvetli Şehirler Vardı…
Şehvetli şehirler vardı bir zamanlar, terk ettiğimizde bile ikide bir geri dönüp bakmaktan alamıyorduk kendimizi. Ardından önce şehvetimizi kaybettik, sonra da şehirlerimiz bir bir elimizden çıktı. Shakira henüz colombiyalı çocuklar için hayır dememişti şarkılarında. Lübnanlı çocuklar ölümü hak ettiklerini bile bilmeden can veriyorlardı moloz yığınlarının altında. Babasının kucağına ancak öldüğünde geleceğini düşünüyordu masum yürekleri. Shakira no dediğinde her şeye çok geç kalınmıştı. İşler bitmek üzereydi ve akşam çökmüştü şehirlerin üzerine, hüzün çökmüştü, ben çökmüştüm, sen…
Devamını oku »
2 Haziran Cumartesi 2007
Bodrum semineri yolculuğu sancılı başladı. Gruba gelen e-maillerden 16 arkadaşımızın Bodrum’a çağırılmadığını öğrendik. Bir sebep açıklanmamıştı ama herkes bunun performansla ilişkili olduğunu düşünüyordu. Tabi ki bu işlem grupta sessiz bir huzursuzluk yaratmaya da yetmişti. Birkaç protestoya da şahit olduk yazılarda. Hayırlısı bakalım izliyoruz olan biteni. Bu proje çok değerli, yıpratılmaması için herkesin elinden geleni yapması lazım. Bodrum’a yeni 80 arkadaş daha çağırılmış, OYGEP-II diye numaralandırılması esprilere neden oldu. Bu arkadaşların gruba güç katacağı kesin. Yeni soluklar her zaman iyi gelir. Devamını oku »
04 Haz 2007 /
Köşe Yazıları
leyl-i lal / Gecenin Suskunluğuna Haykırış
1. aslında suskunluk istediğim… suskunluk bildiğimiz anlamda susmak demek değildir, suskunluk bence biriktirmektir yaşadıklarını, çığlıklarını edepli halde yüreğinde süzmektir.
2. kalmak acı,kalmak yorucu,kalmak zor.. kalmak mı acı yoksa gitmek mi yakıcı, kalıp da herkese ve en başta kendine zulmedeceksen gitmelisin belki de, gitmek gerektiğinde kalmak acı bence, kalmak yorucu gitmeyi düşlediğinde, kalmak zor bütün kolayları yıktığında… Devamını oku »